Sibernetiğin Bilinen En Eski Öncüsü: EL CEZERİ
Sibernetiğin ilk örnekleri günümüzden 800 yıl kadar önce Anadolu topraklarında yaşayan El Cezeri tarafından dünyanın hizmetine sunulmuştur. Bu yüzden sibernetiğin babası olarak bilinmektedir. Leonardo da Vinci’ye ilham kaynağı olduğu düşünülür.


Sibernetik insani müdahaleye gerek duymadan dış dünyanın ihtiyaç ve dalgalanmalarına göre kendi kendini düzenleyebilen sistemleri inceleyen bilim dalıdır. Bu sistemler yaşantımızda biyolojik ve yapay olmak üzere iki farklı tipte karşımıza çıkmaktadır. Sibernetiğin ilk örnekleri günümüzden 800 yıl kadar önce Anadolu topraklarında yaşayan El Cezeri tarafından dünyanın hizmetine sunulmuştur. Bu yüzden sibernetiğin babası olarak bilinmektedir. Leonardo da Vinci’ye ilham kaynağı olduğu düşünülür.
Sibernetik alanının kurucusu kabul edilen, fizikçi ve robot ustası olarak bilinen bilim insanı İbn er-Rezzāz el-Cezerī 1136 yılında Cizre’de doğmuştur. El Cezerî lakabını yaşadığı şehir olan Cizreden almaktadır. Eğitimini Camia Medresesi’nde tamamlamıştır. 1181-1206 yılları arasında, Diyarbakır’da Artuklu hanedanının himayesinde yaşamıştır. Artukoğulları’nın sarayında “Reisu’l-amal” (başmühendis) olarak görev yapmıştır. 1206 yılında Cizre’de ölmüştür.
Fizik ve mekanik alanlarına yoğunlaşarak pek çok ilke ve buluşa imza atmıştır. Robotikle ilgili bilinen en eski yazılı kayıt El Cezerî’ye aittir. Günümüzden 800 yıl öncesinin fizik ve teknoloji alanlarındaki gelişmeleri, Cezeri’ye ait olan “Mekanik Hareketlerden Mühendislikte Faydalanmayı İçeren Kitap” (El Câmi-u’l Beyn’el İlmî ve El-Amelî’en Nâfi fî Sınâ’ati’l Hiyel) eserinden öğrenmekteyiz. Bu önemli eserin yazılmasını Cezeri’den 1203 yılında Diyarbakır prensi Nāṣireddīn Maḥmūd istemiştir.

El Cezeri eserini iki yılda tamamlamıştır. Eser 6 bölümden oluşur ve içerisinde yer alan elli kadar makinanın nasıl üretileceği detaylı olarak tarif edilmiştir. Günümüze kopyaları ulaşan eser el yazmasıdır ve bir çok renkli çizim içermektedir. Kitab-ül Hiyel olarak bilinen eserinin on beş kopyası olduğu bilinmektedir. Topkapı ve Süleymaniye kütüphanelerinde de bu kopyalardan toplam beş tanesi bulunmaktadır. Kültür Bakanlığı bu kopyadan 1990 yılında “Olağanüstü Mekanik Araçların Bilgisi Hakkında Kitap” adında üç bin adet tıpkıbasım kitap basmıştır.
Tasarımlarının günlük hayatta fayda sağlaması temel prensibidir. Tasarımları su, hava, yerçekimi, basınç ve denge üzerine kuruluyordu. Tasarımları için yaptığı çizimlerden, onun çok yetenekli bir ressam olduğu görülmektedir. Ayrıca tasarımları estetik açıdan da oldukça gösterişliydi. Yapacağı cihazların önce kâğıttan maketlerini inşa etmiştir. 2008 yılında İstanbul Teknik Üniversitesinde minyatür sanatçısı Leman Dinçtürk’ün hazırladığı, Cezeri’nin otomatlarından oluşan minyatür sergisi gösterime sunulmuştur.
“Mekanik Hareketlerden Mühendislikte Faydalanmayı İçeren Kitap” isimli eseri modern çağlardan önceki her hangi bir kültüre ait mühendislik gelişmelerinin önemli kayıtlarından biridir. Diğer mühendislerin bu tasarımları yapabilmeleri için her biri hatasız ve ayrıntılı olarak tarif edilmiştir. El Cezeri’nin eserlerinde tarif ettiği makinaların bir kısmını günümüz bilim adamları yeniden üreterek çalıştığını göstermiştir.
Bunlardan birisi Filli Saat isimli eseridir. Makinenin taklidinin günümüzde yapılması için yüz elliden fazla kişi çalışmıştır, Dubai’de sergilenmektedir. Fil saati modern mühendislikte kullanılanlara benzeyen bir kaç mekanizmadan oluşur. Filin bel kısmında küçük bir deliği olan şamandıra bulunur. Suyun akışı şamandıranın batmasını sağlar ve şamandıra saatin çalmasını sağlar. Saat çaldıktan sonra şamandıra yukarı çıkar. Saat çaldığında kuş şakıması gibi sesler çıkarır.
Mekanik teknolojisinin gelişimine yaptığı en büyük katkı, su kaldırma makineleri için yaptığı tasarımlardır. Onun makinelerinin bir çoğu günümüz modern cihazlarının prensiplerine tamamen uymaktadır. En ilginç icadı, 3 numaralı su kaldıran makinedir. Suriye Şam da yeni yapılan bir keşif sırasında Yezid Irmağında bulunan bir su çarkının kalıntıları onun aslında El Cezeri’nin tasarımına dayandığını göstermektedir. 13. yüzyılda yapılan su çarkı, yerel topluma yedi yüz yıldan uzun süre boyunca hizmet etmiştir. Yerel hastaneye 1970’li yıllara kadar su taşımıştır. Şu an makine tasarımının bir anıtı niteliğindedir. Bütün çalışmalarında karmaşık bir vites sistemi kullanmaktadır.

Teknolojiyi bir adım daha evrimleştirecek ve mekanik mühendisliğini ebediyen değiştirecek olan şey El Cezerinin su kaldıran 4. makinası için yaptığı tasarımında bulunmaktadır. Bir krank sistemi kullanır. Bu çalışan bir makinede bu teknolojinin bilinen ilk kullanımıdır. Krank günümüz mühendisleri tarafından tekerlekten sonra ki en önemli mekanik cihaz olarak tanımlanmaktadır. Bu icadı önemli kılan şey beş yüz yıl sonra onun modern çağlara doğru tamamlayıcı bir parça rolü oynamasıdır. Krankın kullanılması ve onun mile bağlanması makineler ve buharlı motorlarda, dizel motorlar ve benzinli motorlar gibi motorlarda bir devrim yarattı. Bu basit parça devamlı dönme hareketinin karşılıklı dönme hareketine dönüşmesini sağlamaktadır.
Krank bağlantılı rot sisteminin dönen bir makine ile birleştirilmesi inanılmaz bir icattır. Bu tasarımı inceleyen modern mühendisler makinenin yatay dingilinin vitesler tarafından döndürüldüğünü ve krankın ucunun menteşe ile bağlı bağlantı çubuğunun içinde kaydığını ve menteşesi etrafında gidip gelerek su kovasını yükseltip alçalttığını keşfettiler. Modern mühendisler El Cezeri’nin tasarımının şifresini çözene kadar bu sistemin 15. yüzyıl bir Avrupa icadı olduğuna inanılıyordu. Ama şaşırtıcı bir şekilde El Cezeri bu cihazı 200 yıl önce makinesinde kullanıyordu.

5 numaralı su kaldıran makinesi için son tasarımı şaşırtıcı bir mekanizma içermektedir. İki zamanlı emme pompası olarak bilinen aletin tasarımı 700 yıl öncesine dayanmaktadır. Esin kaynağı antik çağdaki atalarıdır. MÖ 3. yüzyılda İskenderiye şehrinde çalışan Ktesibios emme pompasının prensiplerini geliştirmeye başladı. Bu tasarıma iki zamanlı su pompası ismi verilmektedir. Bin yıl sonra El Cezeri bu tasarımı alıp geliştirmiş ve yeni aşamalara taşımıştır. İnsan gücüne bağlı olan tasarımı geliştirerek tam otamatik bir pompa yaratmak için mekanik bilgisini kullanmıştır. Modern mühendisliğin gelişimine ve buharlı motordan 500 yıl önce kullanılan krank sistemi üzerinde direkt bir etkisi olmuştur. Pompa vitesler sistemi aracılığı ile işletilen bir su çarkı tarafından çalıştırılır. Bu sistem iki piston çubuğunun bağlandığı salınım sağlayan oluklu bir çubuktur. Pistonlar yatay olarak bir birine ters olan silindirler içerisinde çalışırlar. Her birinde vana ile çalışan emme ve basma boruları vardır. Sulama sistemine bir tek çıkış sağlamak için basma boruları makinenin merkezinde birleştirilir. El Cezeri’nin bu makinelerin yapımında yarattığı gelişmeler doğulu diğer mucitlerin ve bilim insanlarının bu buluşları ilerletmelerine ve daha da şaşırtıcı cihazlar yapmalarına yol açtı. Bu dönemde doğunun mühendisliği geçmişte düşünüldüğünden daha hızlı ilerliyordu.
El Cezeri’nin kitabında yer alan diğer bir mekanik araçta şifreli kilit mekanizmasıdır. Bu kilit bir sandığı on iki harfle kilitleme yaramaktadır. Kapak üzerinde dört şifreli kilit ve bir döndürme topuzuna bağlı olan iki plakadan oluşmaktadır. Kilit sadece belli bir kombinasyona ayarlanırsa açılmaktadır.
Kitabında yer alan bir başka çalışması da, hastadan alınan kanın miktarını ölçen kan alma tekneleridir. Denge prensibini kullanarak çalışan dört adet kan alma teknesi yapmıştır. Aracın üzerinde iki tane keşiş yer almaktadır. Birinin elinde bulunan asa alınan kan miktarına göre hareket etmektedir. Bir dirhemlik kan alındığında keşişin elindeki asa ilk işarete ulaşır. Kan miktarı arttıkça keşiş asası ile birlikte alınan kan miktarını göstermek üzere döner.
İlginç icatlarından biri ise Şarap Servisi Yapan Cariye otomatıdır. 7,5 dakikada bir, ağaç bir dolabın içinden çıkan cariyenin sağ elinde şarap kadehi, sol elinde ise mendil bulunmaktadır. Hükümdar kadehini alıp mendil ile ağzını sildikten sonra kapının kanatlarını kapatır. 7,5 dakika sonra otomat aynı işlemi tekrarlar.
El Cezerî hakkında ülkemizde yazılmış başlıca önemli kaynaklar;
Yrd. Doç. Dr. Abdullah Uzun – Cizreli Eb-Ül-İz ve Otomatları
Prof. Dr. Fuat Sezgin – İslam’da Bilim ve Teknik Cilt 5
Doç. Dr. Yavuz Unat – Artuklular Döneminde Bir Türk Mühendis; Cezer
Yazar: Esra Uysal
Yayınlandığı Yer: Yerli Bilimkurgu Yükseliyor Dergisi/Haziran -2017/Sayı 2
