KAYIP KLAN – Bölüm 2 – Mustafa Âli Targaç

2

Üç Başlı Kartal 

Komutan Toltutan, “Berbat bir toplantıydı,” dedi. Subayları ile birlikte çıkışa doğru gidiyordu. Umduğundan da kötü gitmişti görüşme. Bir taraf hiç ödün vermezse anlaşmak imkansız oluyordu. Sonunda beş ombudsmandan oluşan Galaksiler Arası Siyasal Güç Birliği Heyeti de pes etmişti. Görüşmeler çıkmaza girince sinirler gerilmişti ve sonuçsuz kalması yeni gerginliklere yol açacaktı.. İki kez ara verilmesine ve geç saate kadar sürmesine karşın hiçbir sonuç alınamaması bir yana, güvenlik bölgelerinin İmrox Pun filoları tarafından ihlal edilmesi en büyük sorun olarak ortada duruyordu. Parlamento Sarayı’nın karmaşık koridorlarında yürürken ombudsman heyetiyle karşılaştılar. Telaşlı görünüyorlardı. Heyet başkanı çok tedirgindi. Karşılıklı selamlaştılar:

“Komutan Toltutan, gidiyor musunuz?”

“Evet; daha fazla kalmamız anlamsız. İmrox Pun filoları geri çekilmedikçe kimse rahat olamaz. Kötü olasılıklara karşı savaş gemilerimin başında olmak zorundayım.”

“Üzülerek söylüyorum, bu akşam bir barda beş İmrox Pun öldürüldü. Sırtları parlak sarı pullarla kaplı üç vahşi yaratığın kaçarken görüldüğü söyleniyor. Yine de güvenlikçilerin üç Robon’u bu konuda sorguladıklarını öğrendik. Ortam daha da gerilecek. Şimdi gitmeseniz iyi olur.”

Bir an sessiz kaldı Komutan Toltutan. “Sarı pullarla kaplı vahşi yaratıklar! Anlamı ne?” diye geçirdi içinden. Yüzünden ne düşündüğü belli olmuyordu. Fakat belli belirsiz bir soğukluk gelmişti tavırlarına.

“Neden Robonlar sorgulanıyor?”

“Bilmiyoruz. Olay henüz çok yeni. Umarım anlaşmazlıklarla ilgili değildir. Az önce Robon Delegasyonu’nun Başkanı ile görüştüm. O da sıkıntılı. Bizi tedirgin eden, bütün Astro Mülkiyet kararlarında bir Robon danışmanın imzasının olması. Bu günkü anlaşmazlıkta bunun etkisini fazlasıyla gördük.”

“Kararların hepsi oy birliği ile alınmış. Robon danışmanın imzası neden problem olsun?”

Heyetin başkanı onaylarcasına başını salladı. İlk kez böylesine sert bir anlaşmazlıkla karşı karşıya kalıyordu. Sanki İmrox Pun Delegasyonu anlaşma olmasın diye hareket ediyordu.

“Bence de. Ama karşı taraf böyle düşünmüyor. Sanırım gitmeden Robon Delegasyonu ile  görüşmenizin sağduyu açısından yararı olur.”

“Teşekkür ederim, bunu yapacağım,” dedi komutan Toltutan. Selam verip yürüdü. Henüz ne yapacağına karar vermemişti. Rehberlerden biri tarafından durduruldular:

“Komutan Toltutan, size bu mesajı iletmem istendi.”

Zarfı verdi. Üzerindeki antet Robonlar’ın resmi belgelerinde kullandığı antetti. Açıp okudu. “Hemen görüşmemiz mümkün mü? Eğer mümkünse rehber size yol gösterecek,” deniyordu mesajda. Delegasyon Başkanı Omdolant’ın imzasını taşıyordu mesaj. Komutan tereddüt etmeden “Gidelim,” dedi.

Robon Delegasyon’u Başkanı Omdolant Komutan Toltutan ve subaylarını ofisinin kapısında karşıladı. Yüzünden sıkıntısı pek belli olmuyordu. Tarihi bir karşılaşmaydı. Her iki taraf da bunu hemen hissetmişti. Savaş gemilerinin Lindeoryun’a gelmesi ilk oluyordu. Ve gelenlerin Robon olması kaderin cilvesiydi…

“Geleceğinizi toplantı öncesinde bilmiyordum. Ben, Robon Delegasyonu Başkanı Omdolant.”

Toplantıya Robon Delegasyonu da katılmıştı. Anlaşmazlık tamamen İmrox Pun Delegasyonu ile Galaksiler Arası Siyasal Güç Birliği Heyeti arasındaki görüşmelerde ortaya çıkmıştı. Komutan Toltutan’ın varlığı anlaşmazlığın askeri boyutunun çok önemli olması yüzündendi. İmrox Pun savaş filolarının hareketliliği gözleniyordu.

Subaylar Robon usulü sol ellerini kalplerinin üzerine koyarak selam verdiler.

“Buyurun, ofisim rahat ve görüşme için  son derece güvenlidir…”

Yol gösterdi.İçeri girdiklerinde yardımcısını tanıttı:

“Delegasyonun Başkan Yardımcısı Orkundena.”

“Memnun oldum,” dedi Komutan Toltutan. Danışmanın kim olduğunu öğrenmişti şimdi. Kararlarda onun imzası vardı. Kadın son derece sağlıklı ve güçlü görünüyordu. Oturduklarında sekreter hemen birer fincan ‘zint’ ikram etti. Alkolsüz ‘zint’ geleneksel Robon içeceğiydi. Hafif mayhoş, ama uzun zaman damakta kalan bir tadı vardı. Hiç konuşmadan içildi.

“İmrox Pun anlaşmazlığının askeri boyutu ile ilgili olarak geldiğinizi öğrendim..”

“Evet doğru. Fakat berbat bir toplantıydı. Gördüğünüz gibi sonuçsuz kaldı.”

“Şimdi daha kötüsü var.”

Komutan yüzünü ekşitti. Kötü haber çabuk yayılıyordu. Sormak zorunda kaldı:

“Mesajınızı almadan hemen önce Galaksiler Arası Siyasal Güç Birliği Ombudsman Heyeti Başkanı’ndan beş İmrox Pun’un öldürüldüğünü öğrendim. Robonlar sorgulanıyormuş. O konuda bir gelişme var mı?”

“Belki bilmiyorsunuzdur, burada güvenlik görevi Orzéog Klanı’nda. Soruşturmayı onlar yürütüyor. Delegasyonumuzdan üç kişiyi o barda görüldükleri için sorguladılar. Delil bulamadıklarından serbest bırakıldı üçü de. Anlaşmazlık döneminde bu olayın olması talihsizlik.”

Yanıt vermedi komutan. Düşünceli görünüyordu. Omdolant devam etti:

“Ne yazık ki, buradaki gerginlik daha da artacak gibi görünüyor. Kısa süre önce Galaksiler Arası Siyasal Güç Birliği Heyeti’nin başkanı ile bu konuyu görüştüm. Daha fazla gerginlik olmaması için iki tarafça somut önlemlerin alınmasını istiyor. Biz Robonlar biliyoruz ki, İmrox Pun’larla aramızda siyasal bir çatışma olmadı. Fakat olayın boyutları giderek katlanırsa nereye varır bilinmez.”

Derin bir soluk aldı. Tepkisizdi komutan. Yine de ne düşündüğünü merak ediyordu.

“Bu kent karma ve tarafsız. Lindeoryun şehri hiçbir klanın tekelinde değil. Binlerce klanın katılımıyla burada hem bilimsel, hem de siyasal içerikli projeler üzerinde çalışıyoruz. Amaç, ortaklaşa bilgi üretimi ve görüş paylaşımı. Tüm projeleri parlamento yönlendirip finanse ediyor. O konularda hiçbir sorun yok. Tek sorun Astro Mülkiyetler konusunda İmrox Pun’ların kararlara uymak istememesi. Korkarım bu bahane başka  konulara da sıçrayacak. Sanki uzlaşmazlık amaçmış gibi…”

Sustu. Merakı giderek artıyordu. Bir gariplik vardı subayların suskunluğunda.

“Bizimle neden görüşmek istediniz?”

Omdolant  komutan Toltutan’in gözlerinin içine dimdik baktı.

“Robon’ların çıkarlarının korunması için buradaki durumu bilmenizi istedim.”

“Buradaki olaylar tamamen siyasi ve idari. Biz askerleri ilgilendirmiyor.”

“Robon çıkarları da mı?..”

“Çıkarları korumak siz siyasilerin görevi. Biz sadece sonuçla ilgileniriz. Astro Mülkiyet çatışması eğer bizi İmrox Pun’larla karşı karşıya getirirse işte o zaman biz işimizi yaparız; hem de çok iyi yaparız. Buradaki hiyerarşiye karışmayacağımızı siz de biliyorsunuz. Ama görüşme için gizli bir neden varsa, söyleyin, onu konuşmaya açığız.”

Delegasyon Başkanı, “Tam düşündüğüm gibi,” dedi içinden. Robon savaş gemisini görünce gidip yakından incelemişti. Yıldız savaş gemisinin adı “Ordo Trapann’dı. Robon dilinde anlamı ‘Kartal Pençesi’ idi. Asıl önemli olansa, ‘Ordo’ kelimesinde yatıyordu. Kayıp klanın sembolü üç başlı kartalın adı Ordo’ydu… Ve geminin adının üzerinde üç başlı kartal figürü yer almaktaydı. Karşısındakilerin kim olduğunu tanımak isteği yakmaya başlamıştı içini. Çünkü bu inanılmaz  karşılaşmanın  sonuçları hayallerinin bile ötesine geçiyordu.

“Savaş geminizin adı Ordo Trapann. Üzerinde üç başlı kartal figürü var…”

Komutan Toltutan kapıda bekleyen sekretere baktı. Omdolant hemen anladı:

“Güvenebilirsiniz komutan. Ku’nilia bizden.”

“Bizden” kelimesinin üzerine basa basa söylemişti. İçindeki heyecanın ateşi giderek kabarmaktaydı. On binlerce galaktik yılın ötesinden gelen genetik bir mesaj gibiydi. Komutan Toltutan da aynı ateşle yanıyordu. Dayanamadı sordu:

“İmrox Punlar’ı öldürenlerin sırtı parlak sarı pullu vahşi yaratıklar olduğu söyleniyor. Bu sizler için bir anlam ifade ediyor mu?

Delegasyon Başkanı Omdolant’ın yüzünde heyecandan kan çekildi; sesi titreyerek, “Doğru adres,” dedi. Bu kısa cümle her şeyi açıklıyordu. İnanılmaz bir karşılaşma gerçekleşmişti.

Komutan Toltuton bir an suskun kaldı. Konuşmaya başladığında bu kez sesi daha derinden geliyordu.

“Öyleyse önce siz.”

Omdolant, başkan yardımcısı Orkundena ile sekreter Ku’nilia’ya işaret etti, yan yana durduklarında tutup açtılar göğüslerini. Kalplerinin üzerindeki üç başlı kartal figürü göründü. Subaylar ayağa fırlayıp selam verdiler. Komutan dışında üçü erkek, ikisi kadın beş subaydılar. Ceketlerinin yakalarını sol elleri ile tutup sertçe açtılar. Komutan Toltutan da büyük bir saygıyla açtı göğsünü. Kalplerinin üzerinde onların da üç başlı kartal figürü vardı. Kayıp klanın iki ucu inanılmaz bir biçimde bir araya gelmişti.

 

İkinci bölümün sonu…

Copyright © 2016 Mustafa Âli Targaç – All rights reserved.

Bunlar da ilginizi çekebilir...

Sorry - Comments are closed

Ziyaretçiler

Bugün: 5
Bu hafta: 394
Toplam: 10444

HİLE – Bölüm – 1

KUTU – Bölüm – 1

Voidrunner

Kategoriler