Benim Adım Efital – Kaan Güroler

benim-adim-efital

2.Yerli Bilimkurgu Yükseliyor Kısa Öykü Yarışması İkincisi

 

Sayın Başkan, Galaktik Senatonun çok değerli üyeleri ve Dünya parlamentosunun saygıdeğer temsilcileri. Dünyanın ve tabii insan türünün Galaktik Federasyona kabûlünün imza altına alınacağı bu müstesna törende varlığıyla senatoyu şereflendiren tüm galaktik konukları saygıyla selâmlıyorum.

(Salonda coşkulu alkış sesleri)

İnsan türü, bu federasyona katılabilecek gelişmişlik seviyesine her anına büyük bir zevkle tanıklık ettiğim çok çok uzun bir yoldan geldi. Bu süreçte az da olsa katkım olduğu için ne kadar gurur duysam azdır. En yaşlı senato üyesi olarak kabûl töreninin açılış konuşmasını yapma şerefini bana bahşettiğiniz için hepinize teşekkür ederim.
(Salonda yoğun alkış sesleri)

Benim adım Efital. Yıldızım göğünüzde parlayan en parlak yıldızdır. Sirius-A yıldızına bağlı Nalay gezegenindenim. 2.6 Parsek, ya da sizin daha iyi bileceğiniz bir uzaklık birimiyle ifade edersem, 8.6 ışık yılı uzaklıktan geliyorum ama yol yorgunu değilim. Sizin de bildiğiniz gibi, federasyon üyeleri olarak yapay solucan delikleri yaratıp içinden geçebilen uzay yelkenlileri kullanıyoruz. Bu nedenle buraya gelişimin sadece birkaç dünya saati sürdüğünü belirtmeliyim. Müjdeyi vermek isterim ki, çok yakında federasyon üyesi tüm gezegenlerde olduğu gibi dünya gezegeni de de bu teknolojiye geçiş yapacaktır.
(Salonda yoğun alkış sesleri)

Ben bir Gaka’yım. Yani; Galaktik Kültürel Antropolog. Görevim etnolojik, etnografik, dilbilimsel, sosyal ve psikolojik analiz yöntemlerine dayanarak galaktik türlerin kültürel gelişimlerini incelemek. Çok çok uzun bir zaman süresince dünyayı gözlemiş bir Gaka olarak görevim, dünya ve insan hakkında elde ettiğim bilgileri, Nalay’daki Samanyolu Bakanlığı’nın Güneş Sistemi Genel Müdürlüğü’ndeki 3.Gezegen Müdürlüğü’ne raporlamaktı.

Bir çoğunuzun sandığı gibi böcek gözlü, sivri kafalı yeşil adamlardan olmadığımı görüyorsunuz. Burada, karşınızda katalogdan seçilmiş birçok dünyalı kadının bir karışımı olarak tasarladığım vücudumla durmakta olduğum için doğru karar verdiğimi düşünüyorum. Kadın dünyalılar bağışlasınlar ama buraya gelmeden hemen önce meslektaşlarımla yaptığımız değerlendirmede, erkek dünyalıların ilgisini çekmenin ve beni can kulağıyla dinlemelerini sağlamanın en iyi yolunun güzel bir dünyalı kadın formu olduğunu belirlemiştik.
(Salonda gülüşmeler)

Doğal halimi gösterdiğim bazı dünyalı dostlarım, daha çok sizdeki barbunya fasulyesinin biraz daha büyüğüne benzediğimi söylediler bana.
(Salonda gülüşmeler)

Bunun size komik gelmesinin nedenini anlayabiliyorum. Çoğu galaktik tür, diğer galaktik türlerin de kendilerine benzediğini hayal etmeyi sever. Ama gerçekte biz Gakaların bedensel formu çok da önemli değildir. Çünkü biz şekil değiştirebilir, istediğimiz sesi çıkarabilir, bir iş yapmak için gereken bir organ olursa, onu vücudumuzdan çıkarabiliriz.
(Salonda uğultular)

Ben sizi var olduğunuz ilk günden beri tanıyorum. Çok uzun bir zaman boyunca gelişiminizi izleyen ve federasyona katılabilecek olgunluk seviyesine ulaştığınızı belirleyip, kabulünüzü teklif eden bendim.
(Salonda coşkulu alkış sesleri)

Çok fazla galaktik tür var ama size kendi halkımı tanıtmak isterim. Böylece biz dünya kültürünü incelerken siz de Nalay halkını incelemeye başlamış olursunuz.

Nalay halkı olarak biz Sirius’un ışığıyla besleniriz, sizin fotosentez dediğiniz şey yani. “Yemek” gibi bir derdimiz olmadığı için “daha çok yemek” gibi bir derdimiz de yoktur bizim. Başkalarının yemeğini almak için sizin geçmişte bolca yaptığınızı gördüğüm savaş denilen şey yok bizde. Tabii, hırsızlık, yağma, dolandırıcılık, , yeğen, hamili kart yakinimdir, ölme, öldürme, şehit, gazi, kahraman, askerlik, silah, vatan, millet, sakarya filan da yok haliyle.

Biz bölünerek çoğalırız. Yani bizde cinsiyet de yoktur. Yani ana, baba, bacı, kardeş, teyze, amca, hala, kayınpeder, dayı, baldız, görümce, dayıoğlu filan yok bizde. Tabii, kıskançlık, aldatma, cinayet, tecavüz, türban, töre, sünnet, düğün, dernek, flört, kur, seks, mum ışığı, romantizm dediğiniz şey ve daha bir sürü şey de yok Nalay’da.
(Salonda uğultular)

Bölünme sonrasında tam olarak kendimizden bir tane daha “Ben” oluştuğu için çocukluk da yoktur bizde. Doğum, hastane, ebe, çocuk odası, kreş, okul ücreti, bakıcı parası, bebek bezi, oyuncak, sınav filân da yok yani. Hepimiz kardeşiz, ama aslında kardeş değiliz, hepimiz “Ben”iz ama herkes bir başka “Ben”, hepimiz biziz ama biz esasen “Ben”iz, yani… “Ben” “Ben”im ama diğerleri de “Ben”.
(Salonda uğultular)

Neyse…Bunu size sizin sözcüklerinizle anlatmam çok zor. Çünkü biz kendi aramızda telepatiyle iletişim kurarız. Şu kadarını anlayın yeter: Bölündükten sonra her “Ben” kendi deneyimleriyle başka bir “Ben” haline gelir Nalay’da. Herkes “Ben”dir ama farklı “Ben”dir. Sizin deyiminize benzeterek söylersem “Bir Ben var Ben de Benden dışarı” diyebiliriz bu duruma. Biyolojik yaşam ömrü, yani ölüm de yoktur Nalay’da. Biz Gakalar bölünerek çoğaldığımız için benliklerimiz kopyalanarak sonsuza kadar yaşar. Öte dünyayla ilgili fanteziler kurmayız. Ölümden sonrasıyla ilgili yani. Biz sadece hayata inanırız. “Varız çünkü varız” dır düsturumuz ve tabii, tanrılar, totemler, rahipler, büyücüler, dualar, beddualar, peygamberler, mesihler, kutsal kâseler, kutsal nesneler, mezarlar, ilahiler filan da yok. Kısacası din dediğiniz şey de yok bizde.

Biz Gakalar sadece merak ederiz. Çok ama çok meraklıyız. Neden mi? Tabii ki sıkıntıdan.Yapacak başka bir şeyimiz olmadığından, patlıyoruz sıkıntıdan. Nalay’da yine sizin deyiminizle, “ekmek elden su gölden” yaşadığımız için, en önemli etkinliğimiz farklı yaşam türlerini izlemek. Uzayın dört bir yanına gider, diğer yaşam türlerini inceleriz, sonra da Bakanlığa raporlarız. Bin Nalay yılında bir yapılan GAGAK’ta (Galaksilerarası Gaka Kongresi) raporumuzun büyük GAGAK ödülünü kazanabilmesini arzu ederiz. Bin Nalay yılı yaklaşık yüz bin dünya yılına denk gelir.

Milyarlarca Gaka tarafından incelenen uzay türlerinden en ilginç olanı deneyimli bir jüri tarafından seçilir (gerçekten çok deneyimlidirler, en az bir kaç milyon yıldır jüride olanlar bile var aralarında) ve o türü inceleyen Gaka’ya Jüri Üyesi olma şerefi bahşedilir. Ama sadece ödülü kazanan raportör “Ben”e tabii. Bölünme sonucu oluşan yeni “Ben”ler jüri üyesi olamazlar. Onlarda herkes gibi Gaka olarak çalışmak zorundadırlar. Bütün Gakalar eşittir ama sadece Jüri üyeleri ayrıcalıklıdır Nalay’da. Ayrıcalıkları ne mi? Daha ne olsun? Gelen milyarlarca uzay türü hakkında yazılmış raporların hepsini okuma ayrıcalığı tabii. Sorarım size, bizim gibi bir tür için bundan daha eğlenceli bir şey olabilir mi?
(Salonda gülüşmeler)

İşte Dünya hakkında yazacağım raporlar da bu jüri tarafından okunacak. Dünyalılar olarak gerçekten çok ilginç ve beklenmedik şeyler yapabilme potansiyeli olan bir türsünüz. Bu bizim gibi kadim galaktik türlerin durağan yaşamlarında inanılmaz bir hazine değerinde. Umarım sayenizde ben de bir terfi alır ve belki bir gün jüri üyesi olma ayrıcalığına kavuşabilirim.
(Salonda gülüşmeler ve alkışlar)

Sayın Başkan, Galaktik Senatonun çok değerli üyeleri ve Dünya parlamentosunun saygıdeğer temsilcileri, Bu çok eğlenceli ve çok yetenekli türün, insan türünün, Galaktik Federasyona katılımı kutlu olsun. İnsanın önünde saygıyla eğiliyorum. Hepinize, ama özellikle dünyalı erkeklere beni sonsuz bir dikkatle dinledikleri için ayrıca teşekkür ediyorum. Umarım Dünyalı kadınlar kıskanmamıştır. Sonuçta ben bir barbunya fasulyesiyim.
Hepinize teşekkür ederim.
(Salonda kahkahalar ve coşkulu alkış sesleri)

Son

Bunlar da ilginizi çekebilir...

0 yorum “Benim Adım Efital – Kaan Güroler”

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Video

Kategoriler